Hikaye

    Optikteki Doğru

    “Sınav başlamıştır. Başarılar dilerim.” Pencerenin perdesi usul usul havalanıyor ve rüzgar içeriye patates kızartmasının kokusunu…
    Şiir

    Yetmez Mi

    Bana birkaç gül verin soldukça yâri anayımAl yanaklardan düşenler yan desin de yanayım Hiç güneş…
    Şiir

    Kendime Nasihat

    Doğru söyle, doğru yaşa, doğru ol! Varsın eğrilerin işi, iş olsun.
    Deneme

    Çiçek İstifi

    Sanatkâr dostlarıma… Herkesin her şeyi sevmesi mümkün mü? Elbette değil. Fakat bu çok genel bir…
    Deneme

    Diren

    Yağmura diren, şemsiyenin altını kalabalık tut, sımsıkı sarıl yarına. Belki ayakların çamur, ama dünya seni…
    Şiir

    Yol

    Akşamın ıssızlığından hangi âşık ağlamazUykudayken cümle âlem gözü nasıl çağlamazÇok kalabalık olur mecnunların yalnızlığıTüm cihan…
    Hikaye

    Kayıp Duygular Sokağı

    Kayıp Duygular Sokağı hikayesi, modern dünyanın kalabalığında kendi iç sesini kaybetmiş bir genç adamın sarsıcı…
    Deneme

    İnsan…

    Hangi karanlıklara saklanırsan saklan, tekrar tekrar mumla aranan o insansın sen…  Hangi kuyuya düşersen düş,…
    Hikaye

    Gölgeler

    1981 yılıydı. Herkes tarafından bilinen bir şehrin, herkesin pek bilmediği bir ilçesinde, öğlen vakti dünyaya…
    Hikaye

    Kışladan Mektup

    Nizamiyenin demir kapısı ardı ardına kapandığında, zamanın akışı dışarıdaki dünyadan tamamen kopmuştu. Burası, Anadolu’nun doğusunda,…

    Hikâye Yarışmasının Kazanan Hikâyeleri

      Henüz Değil

      Kitap Kokulu Tesadüf Hayat, kontrol edebildiğim sürece güzeldi. Kendi içimde inşa ettiğim yüksek kulede, dış dünyanın gürültüsünden uzak yaşıyor; sarsılmaz…

      Sen Kimsin?

      Dervişin hikayesini bana annem anlatmıştı. Elektriklerin kesildiği bir gecede. Mum ışığı, hasta yatağında örgülü saçlarını hayal meyal aydınlatırken. Ya da…

      Tebeşir

      Kül Akademisi’nde sabahlar aynı sesle başlardı.Tebeşir tahtaya değerdi.İnce bir cızırtı.Sonra herkes doğrulurdu. Sıralar cilalıydı. Pencereler yüksek. Koridorlar yıkanmış kemik gibi…

      Çağdaş Bir Ürperti

      Gökyüzünde peygamberlerin uyarılarını kazıdığı o kadim duvarlar, topçu ateşlerinin sarsıntısıyla ortadan ikiye çatlıyordu. Gençliğin o hesapsız kahkahalarının yerini, Hemzad’ın çamurlu…

      Ejderha Şerbeti

      I Vakit kışa, yollar menzile, umut sükûta meyletmişti. Genç adam, zihnindeki ağır imtihanların yorgunluğunu sırtlayıp şehri kilitleyen uzun yolu aşmıştı.Aile…

      Zöhre ve Zöhre

      Çocukluğumdan tanırdım kendisini. Hiç büyümemişti zaten. Geçen zaman içinde biz koca koca adamlar olurken, o hep aynı yaşta kalmıştı. Dışarıdan…

      Ayakkabısız Gece

      Oruç günleriydi. Hava sıcaktı. Gölge Ülkesi’nin sokaklarına akşam yavaş yavaş inerken, insanın içine eskisi gibi huzur değil, daha çok korku…

      Sessizliğin Mirası

      Kaç saattir şu ekrana bakıyordum bilmiyorum. Yine bir ekran süresi rekoru kırmış olmalıydım; bunu ancak telefon elimde kapanınca fark ettim.…

      Gül ve Lale

      Gözleri kendini ele vermemek için kepenkleri kapatıp kendini karanlıklara mahkum ediyordu. Camdan içeri zorla girmeye çalışan güneş, ateş böcekleri gibi…

      Uyur Gezer

      Dışarıda lapa lapa yağan kara aldırmayan üç kafadar arkadaş, köy kahvesindeki masanın etrafında heyecanlı ve ateşli bir sohbete dalmışlardı. Gündüz…

        Çamurdaki Güller

        Mecbur değilsin. Yolunu anlamlandırmıyorsa adımlar, adımlamak zorunda değilsin. ‘O’ taraftan gitmek zorunda değilsin. Sadece güzel diye bir şeye vurulmamalısın; ona…

        En Güzel Kıssa ve Edebiyat

        Yusuf aleyhisselam’ın kıssası için “Ahsenü’l-kasas” (en güzel kıssa) buyuruluyor, malum. Kıssada, umumiyetle konuşmalar üzerinden ilerleyerek kişilerin psikolojisi, dramatik gerilim, ahlak,…

        Ey Köylüler!

        Müsaade etmeyin kimsenin fotoğraf çekmesine. Sadece size ötsün bülbüller. Sırf sizin için süslensin gelincikler, güller, vadiler, bağlar, bostanlar. Kime ne…

        Ne yapacağım! Nereden başlayacağım! Hayatım allak bullak…

        Hayatım tepetaklak olmuştu. Her şeyimi kaybetmiştim. Uyku düzeni diye bir şey kalmamıştı. Altında kaldığım borçları bir hesap makinesine yazacak olsam,…

        Demir mi ağır, elmas mı?

        Güzelim İnsan, kalbinin ekmeğini şenlikle ve afiyetle yiye yiye, dökülen kırıntılarıyla dahi kuşları karıncaları doyura doyura ilerlerken, karşısına bir şehir…

        Bu mehtap hangi aydan?

        Aya bakınca, ayak izi olduğunu düşünüyorum bazen. Hele ay başlarında, “Yine parmak uçlarında yürümüş,” diyorum kendi kendime. Yoksa beklenen sevgilinin…
        Başa dön tuşu