
Çok garip insanlarsınız sizler. Koyduğunuz kuralların saçmalığı içinde boğuluyorsunuz. Yıllar önce “öz”e dönmek ayağına Arapça, Farsça kökenli ne kadar kelimler varsa kaldırdınız. Yasakladınız. İlkokuldan, lisansa kadar uydurma kelimeler kullandırdınız bizlere. Ama bir İngilizce, Fransızca için aynı önemi göstermediniz. Bunlar benim sözlerim olsa deli der, geçerdiniz. Aziz Nesin söylemiş bu sözleri. O “öz” Türkçe’yi savunan herif. Ne oldu? Fransızcaya, İngilizceye gelince piliniz mi bitti? Takatiniz mi kalmadı? Yoksa sizler aslında birer milliyetçi sıfatında gözüken vatan hainleri miydiniz?
Dil, gelişen bir mefhumdur diyorsunuz. Elbette öyle. Bunu zaten biz, sizlerden daha iyi biliyoruz. Zaten o yüzden bizim dilimizde başka lisanlardan kökenli kelimeler vardı. Bunu bilmeyen sizlerdiniz. Aklınızca budadınız dilimizi. Budadığınız yerlere de basit bir bant yapıştırıp “işte gerçek Türkçe bu!” dediniz. Sizler, bizleri şahsınız gibi aptal mı bellediniz?
Hemen sizlere, biz gençlere neler kaybettirdiğinizi ilmi bir şekilde açıklayayım: Deepseek, yeni bir suni zeka modeli. O çok duyduğunuz ChatGPT’nin Çin versiyonu. Bu modelin zekasını ölçmüşler. İnsan gibi hisleri olmadığı, travmalara, geçmişe ve nice parametrelere bağlı olmadığı için bu istatistik makinesinin zekasını matematiksel metriklerle ölçebiliyoruz. Yapılan çalışmalarda, modelin, İngilizce sorulan sorulara İngilizce başlayıp Çince devam ettiği sonra tekrar İngilizceye döndüğünü gözlemlemişler. Elbette bunun ilk başta bir hata olduğunu modelin yanlış çalıştığını varsaymışlar. Lakin durum hiç de öyle değilmiş. Model, iki dilde düşünerek aslında daha iyi cevaplar üretebildiğini fark etmişler bilim adamları.
Ben bir lisan bilimci değilim. Ama bir mühendis olarak sizlere ne gördüğümü söyleyeyim. Kim bilir lisan bilimciler ne der bu duruma : 90 bin kelime ile 10 bin kelime dağarcığı olan insan aynı düşünemez. Bunu ben değil lisan bilimciler diyor. Burada hemfikiriz. Lakin biz Türkler bir köşede, her yerden uzak Afrika kabilesi değildik. Yıllarca göç etmiş. Nice milletlerle savaşmış, ticaret etmiş millettik biz. Kelimelerimizin içinde Arapça, Farsça, Yunanca, Ermenice vb. kökenli kelimeler olması gayet tabii bizler için. İngilizce ve Fransızca kelimeleriniz de gelince sadece lügatımızda ekstra sayfa olacaktı. Lügatda yer yok diyerek onca kelimeyi atmanın ne anlamı vardı? Bu kadar kelime zenginliği içinde düşünce gücümüz ise diğer milletlere nazaran üst seviyelerde olabilecekken bizi getirdiğiniz şu hale bakın. Türkçe diyemediğim, içinde sadece sınırımız bile bulunmayan ülkelerin kelimeleri ile dolu olmuş toplam kelime sayısı on bini geçmeyen bir lisan.
Yaptığınız hatanın farkına varmanız ne kadar sürecek? Yüzünüzde bir çiseleme hissetseniz, insandan salya mı gökten yağmur mu olduğuna aldırış etmezsiniz.
Türkler nâmusludur Okuyun
(Nâmussuz değildir yani!)
Niye sadeleştirdiniz lisanımızı? Okuyun
Bir sevdadır Türkçe Okuyun
Esas Bekâ Meselemiz “Dilimiz” Hakiki Türkçe Elden Gidiyor!.. Okuyun
——-
Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün
hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.