Kitap

Âlem-i İslam

İsminden de anlaşıldığı gibi bu kitap çeşitli memleketlerdeki Müslümanların dinî ve içtimai hayatlarını anlatıyor. Yazarımız, Abdürreşid İbrahim, Rusya, Sibirya, Türkistan, Tibet, Çin, Japonya, Kore, Hindistan, Hicaz ve Osmanlı topraklarındaki müşahedelerini bu kitapta toplamıştır.

Zamanın şartlarına bakıldığında hakikaten takdire şayan bir eser. 20. yüzyılda, maddi imkanların sınırlı olmasına rağmen böyle muhtevası geniş ve vesikası bol bir eser nâdir bulunur. Milletlerin sosyolojik ve psikolojik tahlilleri ustaca yapılmış. Ayrıca, o memleketlerdeki kanaat önderlerinin milletlerinin mevcut hâlleri ve istikballeri için çeşitli fikirlerinin de bulunması bu eseri çok daha kıymetli yapıyor. Döneminde muhtevasına benzeyen ikinci bir eserin de olmaması bu kitabın kıymetini arttırıyor. Bu sebeplerden ötürü kitapta geçen müşahedeler ve tespitler 20. yüzyılın başında İslam âlemini anlamak için çok mühimdir.

Buna bir misal olarak, yazarımız kitabın ikinci cildinde, “İngilizlerin İslam Düşmanlığı” yazısının bir yerinde diyor ki:

Hilâfet-i islâmiyyenin bir an evvel kaldırılması, ingilizlerin birinci düşünceleridir. Kırım muhârebelerine sebeb olmaları ve burada türklere yardım etmeleri hilâfeti mahv etmek için bir hîle idi. Pâris muâhedesi, bu hîleyi ortaya koymakdadır. [1923 de yapılan Lozan sulhunun gizli celselerinde, bu düşmanlıklarını açıkca göstermişlerdir.] Her zemân türklerin başına gelen felâketler, hangi perde ile örtülürse örtülsün, hep ingilizlerden gelmişdir. İngiliz siyâsetinin temeli, islâmiyyeti yok etmekdir. Bu siyâsetin sebebi, islâmiyyetden korkmalarıdır. Müslimânları aldatmak için, satılmış vicdanları kullanmakdadırlar. Bunları islâm âlimi, kahraman olarak tanıtırlar. Sözümüzün hulâsası, islâmiyyetin en büyük düşmanı ingilizlerdir.

Yazarımızın eserindeki en uzun bölüm Japonya’dır. Güneşin ilk ışıklarının vurduğu bu memleketin ayrı bir yeri vardır onun için. Çünkü İslam dinini oradaki milletle ilk tanıştıran kişi odur. Orada teşekkül eden Müslüman Japon’lar için memleketlerinin ilk camisini açmak ona nasip olmuştur. Bundan sebep yazarımızın hislerine tercüman olan esas kısım burasıdır.

Yazımı daha fazla uzatmayacağım. Bu kitabın kıymeti bir tahlil ile anlatmaya çalışmak kitaba ve yazarına haksızlık olur. Çünkü eser zaten bir tahliller bütünüdür. İçindekilerinin bir tahlil ile anlaşılması neredeyse mümkün değildir. Kitabın kıymetini anlamak için tamamını okumak lazımdır.

Eser ne kadar kıymetli olsa da istifade edilmemesi gereken bir kısmı vardır. Zamanının reformist akımları az veya çok yazarımıza tesir etmiştir. Bu cihetten yazarımızın dine dair söylediği sözlerin hepsi muteber değildir. Kitabı okumak isteyen okuyucularımızın bu noktada dikkatli olmasını rica ediyorum.

——-

Serâzât.com’da yayınlanan yazı ve şiirlerin fikrî hakları ilgili yazar ve şairlere aittir. Bütün hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu